100m3 stationary plant in BENIN

Benin’de 100 m³ Sabit Beton Santrali

Track screen PTS155 embarked on and producing in our workshop.

Paletli elek PTS155 atölyemizde monte edildi ve üretime başladı.

120m2/h mobile concrete plant commisoned in Eastern Europe

Doğu Avrupa\'da 120m2/saat kapasiteli mobil beton santrali devreye alındı.

100m3 stationary plant in Kosova

Kosova\'da 100 m³ kapasiteli sabit beton santrali.

Tasarım, Çizim,Planlama ve Modelleme

Polygonmach, 15 yıllık tecrübesiyle bilimsel temelde tasarım, planlama, hesaplama hazırlar.

Yüksek Kalitede İmalat Hizmetleri

Polygonmach, deneyimli ve profesyonel iş gücü ile ürünlerini kaliteli malzemeler kullanarak üretmekte ve ürünlerini zamanında teslim etmektedir.

İhtiyaçlarınıza Özel Uygulama Çözümler

Polygonmach, projeleri gerçek hayata geçirmek için uzun süredir site deneyimine sahiptir.

Firmamızda Müşteri Memnuniyeti

Polygonmach, ürünlerini belirli bir zaman çizelgesi içinde kurar ve devreye alır, teslim eder ve müşterilere onu nasıl kullanacaklarını eğitir.

Asphalt Equipment Manufacturers


ÜRÜNLERİMİZ

Sabit Beton Santralleri

Sabit Beton Santralleri

Uzun vadeli lokasyonlu projeler için sabit santraller tercih edilmektedir. Polygonmach, kısa sürede yüksek hacimli beton üreten bu tür tesisleri müşterilerine sunmakta ve hizmet vermektedir.

İNCELE
Mobil Taşınabilir Beton Santrali

Mobil Taşınabilir Beton Santrali

Mobil beton mikserlerinden oluşan mobil santraller, mobil olacak şekilde tasarlanmıştır ve bu sayede maksimum hareket kabiliyeti ve hızlı kurulum için tekerlekli çekilebilir şasi üzerine kurulur.

İNCELE
Sabit Kırma Eleme Tesisleri

Sabit Kırma Eleme Tesisleri

Polygonmach kırma eleme ekipmanlarını müşteri ihtiyaç ve tercihlerine göre farklı konfigürasyon ve kapasite değerleri ile tasarlamakta ve üretmekte, kurulumunu yapmaktadır.

İNCELE
Mobil Kırma, Eleme ve Yıkama Tesisleri

Mobil Kırma, Eleme ve Yıkama Tesisleri

Polygonmach Mobil Kırma Tesisi: Bunun yanında hakkında daha çok bilgi sahibi olunması gerekmektedir. 

İNCELE
Sabit Batch Tipi Sıcak Karışım Asfalt Plentleri

Sabit Batch Tipi Sıcak Karışım Asfalt Plentleri

Polygonmach kapasitelerde mobil veya sabit asfalt plenti üretebilmektedir. Deneyimli kadromuzla yüksek kalitede asfalt plenti üretilmektedir.

İNCELE
Mobil Sıcak Karışım Batch Tipi Asfalt Plentleri

Mobil Sıcak Karışım Batch Tipi Asfalt Plentleri

Polygonmach kapasitelerde mobil veya sabit asfalt plentleri üretebilmektedir. Deneyimli kadrosu ile yüksek kaliteli asfalt plenti üretilmektedir.

İNCELE

SIKÇA SORULAN SORULAR


BİZE ULAŞIN

Güvenlik Kodu : ybfr1


HABERLER

Bitüm Emülsiyonu Nerelerde Kullanılır?

Bitüm Emülsiyonu Nerelerde Kullanılır?

Bitüm emülsiyonu nerelerde kullanılır? Yol yapımı, asfalt bakım çalışmaları, yüzey kaplamaları, soğuk karışımlar ve çeşitli yalıtım uygulamaları başlıca kullanım alanlarını oluşturur. Bitümün su içerisinde küçük parçacıklar halinde dağıtılmasıyla elde edilen yapı, malzemenin sıcak bitüme kıyasla daha düşük uygulama sıcaklıklarında kullanılmasına imkân verir.

Bitüm emülsiyonu kullanım alanı; emülsiyonun iyonik yapısına, kırılma hızına, kullanılacak agreganın özelliklerine ve uygulamanın amacına göre değişir. Yol yüzeyinin korunmasından tabakalar arasında aderans oluşturulmasına kadar farklı işlemler için uygun emülsiyon türü seçilebilir. Katyonik ürünler yol uygulamalarında yaygın biçimde değerlendirilirken anyonik emülsiyonlar çeşitli yalıtım işlemlerinde kullanılabilir.

Bitüm Emülsiyonu Hangi Alanlarda Kullanılır?

Bitüm emülsiyonlarının kullanım alanları, bitümün su içerisinde dağılmış halde bulunmasının sağladığı uygulama özelliklerine bağlı olarak çeşitlenir. Yol inşaatı ve bakım çalışmaları en yaygın uygulama grubunu oluşturur. Malzeme, kaplama yüzeylerinin korunması, agrega ile bağlayıcı arasında aderans oluşturulması, mevcut asfaltın bakımının yapılması veya soğuk karışımların hazırlanması gibi farklı işlemlerde değerlendirilebilir. Bitüm emülsiyon tesisleri ve bitüm ekipmanları, farklı kullanım ihtiyaçlarına yönelik emülsiyonların kontrollü koşullarda hazırlanmasına imkân veren sistemlerden oluşur.

Başlıca kullanım alanları şöyle sıralanabilir:

  • Yol yüzey kaplamaları: Mevcut kaplamanın korunması ve yüzey özelliklerinin düzenlenmesi amacıyla uygulanabilir.
  • Sathi kaplama: Bitümlü bağlayıcı ile agrega arasında bağ oluşturmak için kullanılabilir.
  • Slurry seal uygulamaları: İnce agrega, su ve katkılarla hazırlanan yüzey bakım karışımlarında yer alabilir.
  • Sis kaplama: Yaşlanmış asfalt yüzeyine ince emülsiyon tabakası uygulanarak koruyucu işlem gerçekleştirilebilir.
  • Astar ve yapıştırma uygulamaları: Yol tabakaları arasında aderansın desteklenmesi amacıyla değerlendirilebilir.
  • Soğuk asfalt karışımları: Yüksek sıcaklık gerektirmeyen bazı karışımların bağlayıcı bileşeni olarak kullanılabilir.
  • Yalıtım işlemleri: Uygun emülsiyon çeşitleri inşaat sektöründeki çeşitli su yalıtımı uygulamalarında tercih edilebilir.

Her uygulama aynı emülsiyon özelliklerini gerektirmez. Agreganın mineral yapısı, ortam koşulları, yüzey durumu ve uygulama yöntemi ürün seçimini doğrudan etkiler.

Bitüm Emülsiyonu Nasıl Üretilir?

Bitüm emülsiyonu; bitüm, su ve emülgatörün belirlenen oranlarda bir araya getirilmesiyle üretilir. Emülgatör, bitüm parçacıklarının su içerisinde kararlı biçimde dağılmış halde tutulmasına yardımcı olur. Kullanılan kimyasalın özellikleri üretilecek emülsiyonun katyonik, anyonik veya noniyonik karakter kazanmasında belirleyicidir.

Üretim sırasında bileşenlerin dozajı, sıcaklığı ve karıştırma koşulları kontrol altında tutulur. Asfalt plenti ve bitüm işleme sistemlerinde emülsiyon tesislerinin yanında bitümün depolanması ve işlenmesine yönelik farklı ekipmanlar da yer alır. Ürünün istenen stabiliteye ulaşması, sonraki taşıma ve uygulama aşamalarının düzenli yürütülmesi açısından önem taşır.

Yol Yapımında Bitüm Emülsiyonu

Yol yapımında bitüm emülsiyonu, farklı tabakaların hazırlanmasından yüzey işlemlerine kadar çeşitli aşamalarda değerlendirilebilir. Katyonik emülsiyonlar, agrega yüzeylerine gösterdikleri yapışma özellikleri nedeniyle yol uygulamalarında yaygın kullanılan türler arasında yer alır. Kullanılacak ürünün özellikleri yolun yapısına, agrega türüne, trafik koşullarına ve seçilen kaplama yöntemine göre belirlenir.

Yol projelerinde başlıca uygulamalar şunlardır:

  • Sathi kaplama işlemleri
  • Slurry seal yüzey uygulamaları
  • Mikro yüzey kaplama çalışmaları
  • Mevcut asfalt tabakaları arasındaki yapıştırma uygulamaları
  • Astar işlemleri
  • Yerel yol bakım ve onarım çalışmaları
  • Soğuk karışım asfalt üretimi

Emülsiyon kullanımının önemli özelliklerinden biri, sıcak bitüme göre daha düşük sıcaklıklarda işlenebilmesidir. Yol bakım uygulamalarında malzemenin ısıtma gereksiniminin azalması, proses yapısını sıcak karışım üretiminden farklılaştırır.

Yolun mevcut durumu da uygulamanın belirlenmesinde önemli rol oynar. Hafif yüzey bozulmalarının görüldüğü bir kaplamada koruyucu yüzey işlemleri değerlendirilebilirken, daha kapsamlı deformasyonlarda farklı rehabilitasyon yöntemlerine ihtiyaç duyulabilir. Bitüm emülsiyonu mevcut üstyapının taşıyıcı kapasitesini tek başına yeniden oluşturan bir çözüm olarak değerlendirilmemelidir. Uygulama, yolun teknik durumu ve bakım hedefleri doğrultusunda planlanmalıdır.

Bitüm Emülsiyonu Seçerken Nelere Dikkat Edilmelidir?

Bitüm emülsiyonu seçimi uygulamanın yapılacağı alan ve kullanılacak malzemeler dikkate alınarak gerçekleştirilmelidir. Yol yüzeyine uygulanacak emülsiyon ile yalıtım amaçlı kullanılacak ürün aynı teknik beklentilere göre seçilmez. Emülsiyonun iyonik karakteri, kırılma davranışı, bitüm içeriği ve agrega ile uyumluluğu proje performansını etkileyen başlıca değişkenler arasındadır. Kullanılan emülgatör de nihai ürünün özelliklerinin belirlenmesinde rol oynar.

Seçim sırasında şu kriterler değerlendirilebilir:

  • Uygulama türü: Sathi kaplama, slurry seal, astar, yapıştırma, soğuk karışım veya yalıtım için farklı özellikler gerekebilir.
  • Agrega yapısı: Mineralojik özellikler emülsiyonun agrega yüzeyine bağlanma davranışını etkileyebilir.
  • Kırılma süresi: Uygulama ve trafik planına uygun bir çalışma süresi belirlenmelidir.
  • İklim koşulları: Ortam sıcaklığı, nem ve yağış ihtimali uygulama programında dikkate alınmalıdır.
  • Yüzey durumu: Eski kaplamanın temizliği, emiciliği ve bozulma seviyesi incelenmelidir.
  • Üretim özellikleri: Bitüm, su ve emülgatör oranlarının istenen ürün özelliklerine göre kontrol edilmesi gerekir.
  • Depolama koşulları: Hazırlanan emülsiyonun üretici teknik koşullarına uygun biçimde muhafaza edilmesi önemlidir.

Uygun emülsiyonu belirlerken uygulamanın sonraki aşamaları da planlanmalıdır. Ürün yüzeye ulaştıktan sonra kırılma ve kürlenme için gereken zaman, agrega serimi veya trafik açılışı gibi operasyonları doğrudan etkileyebilir.

Farklı uygulamalara yönelik bitüm emülsiyon tesisleri ve bitüm ekipmanlarını incelemek, proje gereksinimlerine uygun üretim sistemi hakkında ayrıntılı bilgi almak için Polygonmach ile iletişime geçebilirsiniz.

İNCELE
Konik Kırıcı Nedir?

Konik Kırıcı Nedir?

Konik kırıcı, sert ve aşındırıcı malzemeleri sıkıştırma kuvvetiyle daha küçük boyutlara indiren kırma ekipmanıdır. Agrega üretimi, madencilik ve taş ocaklarında ikincil veya üçüncül kırma aşamalarında kullanılarak istenen tane boyutunun elde edilmesine yardımcı olur.

Konik kırıcı, sabit dış gövde ile eksantrik hareket yapan iç koni arasına giren malzemenin sıkıştırılması prensibiyle çalışır. Kırma boşluğunun ayarlanabilmesi, farklı çıkış boyutlarının elde edilmesine ve üretim gereksinimlerine uygun çalışma koşullarının oluşturulmasına imkân tanır. Yüksek kapasiteli tesislerde düzenli malzeme akışını destekleyen bu ekipmanlar, sert kayaçların işlendiği kırma ve eleme hatlarında önemli bir görev üstlenir.

 

Konik kırıcı, malzemeyi darbe yerine basınç kuvvetiyle küçülten bir kırma sistemine sahiptir. Besleme bölümünden kırma odasına ulaşan kaya veya cevher, eksantrik hareket eden manto ile sabit konkav yüzey arasında sıkıştırılır. Mantonun hareketi sırasında iki yüzey arasındaki açıklık sürekli değişir. Malzeme, daralan bölgelerde basınca maruz kalarak parçalanır ve yeterince küçüldüğünde yer çekiminin etkisiyle alt bölümlere ilerler. İstenen boyuta ulaşan parçalar çıkış açıklığından sistemi terk eder.

Kırma süreci genel olarak şu aşamalardan oluşur:

  • Besleme: Önceden belirlenen boyuttaki kaya veya cevher kırma odasına düzenli biçimde aktarılır.
  • Sıkıştırma: Eksantrik hareket, manto ile konkav arasındaki mesafeyi değiştirerek malzemeye basınç uygular.
  • Boyut küçültme: Kaya parçaları odanın alt kısmına ilerledikçe tekrar sıkışır ve daha küçük parçalara ayrılır.
  • Çıkış kontrolü: Kırıcı açıklığı, elde edilmek istenen ürün boyutuna göre düzenlenebilir.
  • Tahliye: Hedef ölçülere ulaşan malzeme alt açıklıktan çıkarak eleme veya sonraki işlem aşamasına aktarılır.

Ayarlanabilir çıkış yapısı, farklı tane büyüklüklerinin hedeflendiği üretim süreçlerine uyum sağlamaya yardımcı olur. Konik sistemler çoğunlukla birincil kırmadan geçmiş malzemeyi daha ileri seviyede küçültmek amacıyla ikincil veya üçüncül aşamada konumlandırılır. Konik kırıcılar hakkında teknik özellikler incelenirken besleme ölçüsü, çıkış aralığı ve planlanan tesis kapasitesinin birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Konik Kırıcı Parçaları

Kırma işleminin merkezinde manto ve konkav bulunur. Manto, eksantrik hareket sayesinde malzemeye basınç uygulayan hareketli yüzeydir; konkav ise kırma odasının sabit tarafını oluşturur. Eksantrik mekanizma mantonun doğrusal olmayan hareketini sağlayarak odanın farklı noktalarında sıkıştırma alanları meydana getirir. Ana gövde ise bu parçaları taşıyarak çalışma sırasında oluşan kuvvetlere karşı yapısal destek sağlar.

Tahrik sistemi, rulmanlar, ayar mekanizması ve yağlama sistemi de makinenin düzenli çalışmasında görev alan temel bileşenler arasındadır. Ayar mekanizması çıkış açıklığının üretim gereksinimlerine göre değiştirilmesine olanak tanırken yağlama sistemi hareketli parçaların korunmasına katkıda bulunur. Aşınmaya doğrudan maruz kalan manto ve konkav gibi parçaların durumu ise bakım planlamasında yakından takip edilmelidir.

Konik Kırıcı Nerelerde Kullanılır?

Konik kırıcılar, sert kaya ve cevherlerin kontrollü biçimde küçültülmesinin gerektiği üretim alanlarında kullanılır. Sıkıştırmaya dayalı çalışma yapısı nedeniyle madencilik, taş ocakçılığı ve agrega üretimi başlıca uygulama alanları arasındadır. Birincil kırıcıdan çıkan malzemenin daha küçük ölçülere getirilmesi gerektiğinde ikincil veya üçüncül kırma aşamasında sisteme dahil edilebilir. Üretilen malzeme daha sonra eleme, sınıflandırma veya başka bir işleme adımına gönderilebilir.

Başlıca kullanım alanları şu şekilde sıralanabilir:

  • Madencilik: Cevherin sonraki zenginleştirme veya işleme aşamalarına uygun tane büyüklüğüne getirilmesinde görev alabilir.
  • Taş ocakları: Ocaktan çıkarılan sert kayaçların daha küçük fraksiyonlara dönüştürülmesinde kullanılabilir.
  • Agrega üretimi: Beton, yol ve altyapı uygulamalarında değerlendirilecek farklı boyutlardaki agregaların hazırlanmasına katkı sağlar.
  • Kırma ve eleme tesisleri: Primer kırmadan sonra gelen sekonder veya tersiyer aşamalarda üretim hattına entegre edilebilir.
  • İnşaat malzemesi üretimi: Proje gereksinimlerine uygun kırılmış taş ve agrega hazırlanmasında tercih edilebilir.

Kullanım alanının belirlenmesinde yalnızca sektör değil, işlenecek hammaddenin özellikleri ve hedeflenen nihai ürün de önem taşır. Örneğin sert ve aşındırıcı kayaçların işlendiği bir taş ocağındaki kırma düzeni ile farklı tane sınıflarına ihtiyaç duyulan agrega tesisinin proses kurgusu aynı olmayabilir. Madencilik ve agrega için konik kırıcılar bu tür uygulamalarda çok aşamalı kırma süreçlerinin bir parçası olarak değerlendirilebilir.

Konik Kırıcı Çeşitleri

Konik kırıcı çeşitleri değerlendirilirken yalnızca kırma mekanizmasına değil, ekipmanın tesiste nasıl konumlandırılacağına da bakılabilir. Üretimin sürekli aynı sahada yürütülmesi veya ekipmanın farklı çalışma noktalarına taşınması gereksinimi, sistem tercihinde belirleyici olabilir. Bu açıdan konik kırıcıların mobil ya da sabit tesis düzenleri içerisinde kullanılması mümkündür. Her iki kurulum biçimi aynı temel sıkıştırma prensibinden yararlansa da saha organizasyonu, nakliye ihtiyacı ve tesis yerleşimi bakımından farklı çalışma senaryolarına hizmet eder.

Kurulum yapısını değerlendirirken birkaç temel konu öne çıkar:

  • Çalışma sahasının sabit veya değişken olması
  • Günlük ya da saatlik üretim kapasitesi hedefi
  • Beslenecek malzemenin boyutu ve fiziksel özellikleri
  • İstenen nihai agrega fraksiyonları
  • Kırıcıdan sonraki eleme ve taşıma düzeni
  • Ekipmanın sahalar arasında taşınma sıklığı

Uzun süre aynı lokasyonda ve yüksek hacimli üretime odaklanan projelerde sabit tesis düzenleri değerlendirilebilir. Birden fazla çalışma sahasına hizmet verilmesi veya makinenin üretim noktasına yaklaştırılması gereken operasyonlarda ise mobil çözümler avantaj sağlayabilir. Kırma ve eleme tesisleri içerisinde konik, çeneli ve darbeli kırıcılar farklı proses gereksinimlerine göre bir arada konumlandırılabilir.

Mobil Konik Kırıcı

Mobil konik kırıcı, kırma ünitesinin taşınabilir bir şasi veya paletli platform üzerinde konumlandırıldığı sistemdir. Ekipmanın üretim sahasına daha kolay taşınabilmesi, özellikle çalışma noktasının değiştiği taş ocakları, madencilik uygulamaları ve çeşitli inşaat projelerinde operasyonel esneklik sağlar. Bazı mobil sistemlerde çeneli kırıcı ile konik ünite aynı tesis düzeni içinde birbirini takip eden kırma aşamalarını gerçekleştirebilir.

Mobil sistemler tek bir teknik düzenle sınırlı değildir. Örneğin paletli konik kırıcı çözümleri engebeli veya değişken çalışma sahalarında hareket kabiliyetini artırmaya yönelik yapı sunarken, mobil çeneli ve konik kırıcı sistemleri primer ve sonraki kırma aşamalarını ortak bir mobil kurgu içinde birleştirebilir. Hangi yapılandırmanın kullanılacağı besleme malzemesine, kapasiteye ve saha düzenine göre belirlenmelidir.

Sabit Konik Kırıcı

Sabit konik kırıcı, belirli bir üretim sahasında kurulan kırma-eleme hattının parçası olarak çalışan ekipmandır. Genellikle besleyici, primer kırıcı, konveyörler, elekler ve diğer kırma makineleriyle planlı bir proses düzeni içerisinde konumlandırılır. Üretimin uzun süre aynı tesiste devam edeceği projelerde ekipmanlar arasındaki malzeme akışı sabit yerleşime göre tasarlanabilir.

Sabit kırma eleme tesisleri içerisinde konik ünite, çoğunlukla birincil kırmadan çıkan malzemenin daha ileri boyut küçültme işleminden geçirilmesinde görev alır. Sabit tesis planlamasında yalnızca kırıcı kapasitesi değil; besleme düzeni, elek kapasitesi, konveyör bağlantıları ve hedeflenen ürün fraksiyonları da birlikte ele alınmalıdır. Böylece tek bir makinenin performansından ziyade üretim hattının tamamındaki malzeme akışı dikkate alınmış olur.

Konik Kırıcı Seçerken Nelere Dikkat Edilmelidir?

Konik kırıcı seçimi, yalnızca makinenin nominal kapasitesine göre yapılmamalıdır. İşlenecek taş veya cevherin özelliklerinden nihai ürün beklentisine kadar tüm kırma hattını etkileyen değişkenler birlikte değerlendirilmelidir. Yanlış boyutlandırılmış bir ekipman, tesisin diğer bölümleriyle uyumsuz malzeme akışına yol açabilir; uygun yapılandırma ise kırıcı, elek ve konveyörlerin birbiriyle dengeli çalışmasına katkı sağlar. Kırma-eleme sistemlerinde ekipmanların hammadde ve amaçlanan çıkış özelliklerine göre seçilmesi gerektiği belirtilmektedir.

Seçim sırasında öne çıkan kriterler şunlardır:

  • Hammadde özellikleri: Kaya veya cevherin sertliği, aşındırıcılığı ve yapısı ekipman seçiminde dikkate alınmalıdır.
  • Besleme boyutu: Kırıcıya girecek en büyük parçaların makinenin kabul edebileceği ölçülerle uyumlu olması gerekir.
  • Üretim kapasitesi: Saatlik üretim hedefi, tesisin diğer ekipmanlarıyla birlikte değerlendirilmelidir.
  • Nihai ürün boyutu: İstenen agrega veya cevher ölçüsü, çıkış açıklığı ve kırma kademesinin belirlenmesinde önem taşır.
  • Tesis yapısı: Sabit veya mobil kullanım gereksinimi proje sahasının çalışma düzenine göre seçilmelidir.
  • Bakım koşulları: Aşınan parçaların kontrolü, bakım erişimi ve çalışma sürekliliği işletme planına dahil edilmelidir.

Konik ünitenin tek başına değerlendirilmesi yerine besleme, kırma, eleme ve taşıma adımlarının tamamı üzerinden seçim yapılması daha sağlıklı bir tesis kurgusu oluşturur. Özellikle sekonder veya tersiyer aşamada kullanılacak ekipmanın önceki kademeden gelen malzeme miktarıyla ve sonraki eleme sisteminin kapasitesiyle uyumlu olması gerekir.

Projenize uygun konik kırıcı seçeneklerini ve kırma-eleme çözümlerini incelemek, tesis yapısına uygun ekipman hakkında ayrıntılı bilgi almak için Polygonmach ile iletişime geçebilirsiniz.

 

İNCELE
Agrega Yıkama Tesislerinde Filtre Pres

Agrega Yıkama Tesislerinde Filtre Pres

Agrega yıkama tesislerinde filtre pres, yıkama sırasında oluşan çamurlu sudaki katı parçacıkların sıvı fazdan ayrılmasını sağlayan susuzlandırma ekipmanıdır. Kum, çakıl ve kırılmış taşın temizlenmesi sırasında ortaya çıkan ince malzemenin kontrollü biçimde ayrılması, su yönetiminin daha düzenli yürütülmesine yardımcı olur.

Agrega yıkama tesislerinde filtre pres, yoğunlaştırılmış çamuru basınç altında filtre plakaları arasından geçirerek katı içeriği yüksek filtre keki ve ayrılmış sıvı oluşturur. Elde edilen su uygun tesis düzeninde yeniden yıkama devresine yönlendirilebilirken, katı malzemenin daha düşük nem içeriğiyle yönetilmesi mümkün olur. Sistem böylece ıslak işleme hattının yalnızca atık yönetimi bölümünü değil, su döngüsünü de destekleyen önemli bir ekipman haline gelir.

Agrega Yıkama Tesislerinde Filtre Pres Ne İşe Yarar?

Agrega üretiminde yıkama işlemi, kum ve çakıl üzerindeki kil, silt ve benzeri ince kirleticilerin su yardımıyla uzaklaştırılmasına dayanır. İşlem sonunda ortaya çıkan su artık yalnızca sıvıdan oluşmaz; içerisinde çok miktarda ince mineral parçacığı bulunabilir. Bu karışımın kontrolsüz şekilde biriktirilmesi geniş çöktürme alanlarına ihtiyaç duyulmasına ve kullanılan suyun yeniden değerlendirilmesinin zorlaşmasına yol açabilir. Filtre pres sistemleri, bu aşamada çamurun içerdiği katı ve sıvı fazları birbirinden ayırmak amacıyla proses hattına dahil edilir.

Sistemin agrega yıkama hattındaki temel görevleri şöyle özetlenebilir:

  • Çamurun susuzlaştırılması: İnce parçacıklarla yüklü karışımdaki suyun önemli bölümü katı malzemeden ayrılır.
  • Katı-sıvı ayrımı: Filtre plakaları sayesinde ince mineral parçacıkları tutulurken sıvı faz sistemden uzaklaştırılır.
  • Filtre keki oluşturulması: Sıkıştırılan katı maddeler daha yoğun ve yönetilebilir bir yapı kazanır.
  • Su yönetiminin desteklenmesi: Ayrılan su, tesis tasarımına bağlı olarak yeniden kullanım sürecine yönlendirilebilir.
  • Atık hacminin azaltılması: Çamurdaki su miktarının düşürülmesi depolama ve taşıma gereksinimlerinin azaltılmasına katkı sağlayabilir.

Filtre presin işlevi yalnızca atık çamuru uzaklaştırmak değildir. Agrega yıkama tesislerinde kesintisiz malzeme işleme hedeflenirken yıkama suyunun ve ince partiküllerin düzenli yönetilmesi gerekir. Filtreleme aşaması, yoğunlaştırma ve su arıtma ekipmanlarıyla birlikte çalıştığında kapalı veya kısmen kapalı bir su devresinin oluşturulmasını destekleyebilir. Böyle bir proses kurgusu, özellikle yüksek miktarda yıkama suyu kullanılan tesislerde operasyonun daha kontrollü yürütülmesine yardımcı olur.

Filtre Pres Nasıl Çalışır?

Filtre presin çalışma prensibi, yoğunlaştırılmış çamurun belirli bir basınç altında filtre plakalarının oluşturduğu odalara aktarılmasına dayanır. Plakalar üzerindeki filtre bezleri katı partiküllerin geçişini engellerken sıvının sistemden ayrılmasına izin verir. Besleme devam ettikçe odalarda biriken katılar sıkışarak filtre keki oluşturur. Katı tabaka belirlenen seviyeye ulaştığında besleme durdurulur ve filtreleme döngüsünün boşaltma aşamasına geçilir.

Plakaların açılmasıyla oluşan kek ekipmandan uzaklaştırılır ve sistem yeni çevrime hazırlanır. Ayrılan sıvı ise tesisin proses tasarımına göre toplama tankına, su arıtma bölümüne veya yeniden kullanım hattına aktarılabilir. Çalışma çevriminin süresi; çamurun katı madde oranı, parçacık yapısı, besleme basıncı ve ekipmanın kapasitesi gibi değişkenlere bağlıdır. Düzenli çevrim, yıkama tesisinde oluşan çamur miktarıyla filtreleme kapasitesi arasında denge kurulmasını gerektirir.

Agrega Yıkama Tesislerinde Filtre Pres Kullanmanın Avantajları Nelerdir?

Filtre pres kullanımı, agrega yıkama hattında ortaya çıkan çamurun daha kontrollü yönetilmesine yardımcı olur. Geleneksel geniş çöktürme havuzlarına tamamen bağımlı bir işletme düzeninde katıların doğal yollarla çökmesi ve suyun ayrılması daha uzun süre gerektirebilir. Mekanik susuzlandırma ise çamurdaki sıvının basınçla uzaklaştırılmasını sağlayarak daha yoğun bir katı ürün meydana getirir. Filtre pres sistemlerinin yüksek katı içeriğine sahip filtre kekleri oluşturabildiği ve çamurun hacminin azaltılmasına katkı sağladığı belirtilmektedir.

Başlıca avantajlar şu şekilde sıralanabilir:

  • Çamur hacminin azaltılması: Katı malzemedeki su oranının düşürülmesi daha kompakt bir çıktı oluşturur.
  • Su geri kazanımına katkı: Katıdan ayrılan sıvının proses içerisinde yeniden değerlendirilmesi mümkün olabilir.
  • Daha düzenli saha kullanımı: Büyük miktarda sulu çamurun depolanmasına duyulan ihtiyaç azaltılabilir.
  • Taşıma kolaylığı: Filtre keki, yüksek su içerikli bulamaca kıyasla daha kontrollü biçimde taşınabilir.
  • Proses kontrolü: Yıkama sonucu oluşan ince malzemenin belirli bir sistem üzerinden işlenmesi operasyonun planlanmasını kolaylaştırabilir.

Elde edilen faydanın düzeyi tesisin kapasitesine ve yıkama prosesinin özelliklerine göre değişir. Çok ince malzeme üreten bir saha ile daha düşük çamur yüküne sahip bir işletmenin filtreleme gereksinimleri aynı değildir. Sistem kapasitesi yetersiz kaldığında çamur birikmesi prosesin devamlılığını etkileyebilir; gereğinden büyük bir kurulum ise yatırım ve işletme planı açısından uygun olmayabilir. Filtre presin avantajlarından yararlanabilmek için ekipmanın tüm yıkama hattıyla birlikte boyutlandırılması önem taşır.

Agrega Yıkama Tesisi İçin Filtre Pres Seçerken Nelere Dikkat Edilmelidir?

Filtre pres seçimi yapılırken yalnızca ekipmanın fiziksel boyutlarına veya plaka sayısına bakılması yeterli değildir. Sisteme ulaşacak çamurun miktarı, içerdiği katı oranı ve partikül özellikleri gerçek kapasite gereksiniminin belirlenmesinde temel verileri oluşturur. Agrega yıkama hattındaki diğer ekipmanların saatlik kapasitesi de filtreleme ünitesinin ne kadar malzemeyi işlemesi gerektiğini doğrudan etkiler. Amaç, yıkama sırasında oluşan çamurun filtre pres kapasitesini sürekli aşmadığı dengeli bir proses kurmaktır.

Seçim aşamasında aşağıdaki kriterler birlikte incelenmelidir:

  • Tesis kapasitesi
  • Katı madde oranı
  • Partikül yapısı
  • Plaka ve filtre alanı
  • Besleme sistemi
  • Su geri kazanım hedefi
  • Bakım erişimi

Tesis planlamasında filtre presin tek başına değil; yıkayıcılar, hidrosiklonlar, susuzlandırma elekleri, yoğunlaştırıcı tanklar ve su depolama bölümleriyle birlikte değerlendirilmesi gerekir. Kum ve agrega tesisleri kırma, eleme, yıkama ve taşıma gibi birbirini tamamlayan işlemlerden oluştuğu için bir ünitedeki kapasite değişikliği sonraki proses adımlarını da etkileyebilir.

Agrega yıkama hattınıza uygun filtre pres sistemlerini ve ıslak işleme ekipmanlarını incelemek, kapasite ve proses ihtiyaçlarına uygun sistem seçenekleri hakkında bilgi almak için Polygonmach ile iletişime geçebilirsiniz.

 

İNCELE

Yenilikçi Teknolojide Öncü: Polygonmach

POLYGONMACH, beton santralleri, kırma eleme tesisleri ve asfalt tesislerinin önde gelen küresel üreticisidir. TSE ve ISO 9001 kalite güvence belgeleri ve yenilik, kalite ve müşteri taahhüdü ile
memnuniyet, inşaat sektöründe güvenilir bir isim olarak kendimizi kanıtladık. Kapsamlı yüksek performanslı tesis yelpazemiz, inşaat projelerinin çeşitli ihtiyaçlarını karşılayarak verimlilik, güvenilirlik ve dayanıklılık sağlar.

Bize Ulaşın

Hızlı Linkler

Hızlı Linkler

Hızlı Linkler